Rosatom’un Macaristan’da inşa ettiği Paks NGS, Türk gazetecileri ağırladı





Rusya Nükleer Kamu Şirketi Rosatom’un 30 yıl önce Macaristan’da yaptığı Paks Nükleer Santrali, kapılarını Türk gazetecilere açtı. Macar yöneticilerin kendi tecrübelerini aktardığı toplantıların ardından Paks Nükleer Santralini ziyaret eden Türk gazetecilere, reaktör ve türbin binaları gezdirildi. Macaristan Atom Enerjisi Kurumu Başkanı Dr. Jozsef Ronaky, Paks Nükleer Santrali’nin Avrupa Birliği’nin tüm stres testlerinden başarıyla geçtiğini belirterek, dünyanın en güvenli nükleer santrallerinden biri olduğunu söyledi. Macaristan’ın Enerji ve Kalkınmadan Sorumlu Devlet Sekreteri Kovacs Pal ise Türkiye’nin ekonomik gelişmesi önünde şapka çıkardığını söyleyerek, “Güvenlik kültürü tecrübelerimizi paylaşmaya hazırız. Türkiye ile Hükümetler düzeyinde işbirliği yapabiliriz” diye konuştu. 

 

Rusya Nükleer Kamu Şirketi Rosatom’un inşa ettiği Macaristan’ın tek nükleer santrali olan Paks NGS, Türk gazetecileri ağırladı. Akkuyu NGS A.Ş Genel Müdür Yardımcısı Rauf Kasumov’un eşliğinde 8-10 Nisan tarihleri arasında gerçekleşen Türk gazetecilere yönelik basın turunun ilk gününde; başkent Budapeşte’de bulunan Rusotam Overseas Temsilciliği, Ulusal Atom Enerjisi Kurumu, Budapeşte Teknoloji Üniversitesi ve Ganz EEM firması ziyaret edildi.

  

Rusatom Overseas’ın Macaristan Temsilciliği’nin Yöneticisi Bacs Zalan, Paks Nükleer Santrali’nin 30 yıl önce kurulduğunu anlattı. Halen 4 ünitesi bulunun santralin genişletilmesi kararı aldığını vurgulayan Zalan, Macar Hükümeti’nin ihale şartnamesini ortaya koymasının ardından kendilerinin de teklif vereceğini söyledi. “Türkiye ile yapılan işbirliğini iyi bir örnek olarak kullanmak istiyoruz. Rosatom burada, alıcı ülkelerin isteklerine göre yatırım gerçekleştirebileceğini kanıtladı” diyen Bacs Zalan, 2 nükleer ünitenin daha yapılmasıyla Macaristan’ın toplam elektrik üretiminin yüzde 80’inin nükleerden karşılanacağı kaydetti.

 

Akkuyu NGS A.Ş Genel Müdür Yardımcısı Rauf Kasumov başkanlığındaki Türk Heyeti daha sonra Macaristan Atom Enerjisi Kurumu’nu ziyaret etti. Atom Enerjisi Kurumu Başkanı Dr. Jozsef Ronaky, nükleer santrallerde en önemli konunun güvenlik olduğunu ancak elektrik üretiminin de devam etmek zorunda olduğunu hatırlattı. “Japonya daha önce yaşanan kazalardan ders alsaydı, Fukuşima yaşanmazdı” diyen Ronaky, güvenlik kültürünün oluşturulmasının şart olduğunu söyledi. Dr. Ronaky sözlerini şöyle sürdürdü: “Sürekli denetimler yapılmak zorunda. Olağandışı durumlar tespit edilip, kontrol altına alınmalı. Avrupa Birliği, Paks Nükleer Santralinin güvenliğini kontrol etmek için stres testleri yaptı. Bu testlerden başarıyla geçtik. Fukuşima’dan sonra nükleer santrallere yönelik stres testleri olumlu bir etki bırakmaktadır. Bu nedenle nükleer santralleri durdurmaya gerek yok”.

 

Budapeşte Teknoloji Üniversitesi’nde yer alan araştırma reaktörü de Türk Heyeti’nin ziyaret noktalarından biri oldu. Özel kıyafetlerle içeri alınan gazeteciler, burada reaktörü inceleme fırsatı buldu, yetkilerden detaylı bir sunum dinledi.

 

 

Daha sonra Rosatom’un ortağı olduğu Ganz EEM şirketi ziyaret edildi. Genel Müdür Attila Szitar-Csanadi 1844 yılında kurulan şirketin nükleer santral yapımında önemli bir tecrübeye sahip olduğunu anlattı. 22 ülkeye santral yapımı için gereken ürünleri ihraç ettiklerini belirten Szitar-Csanadi, Akkuyu Nükleer Santral Projesi’nin pompa ve hidro türbin tedarikinde yer alabileceklerini kaydetti.

 

Akkuyu NGS A.Ş ve Türk Gazetecilerden oluşan heyet gezinin ikinci gününde Paks Nükleer Santralini ziyaret etti. Heyete santral gezisinden önce Bilgilendirme Merkezi’nde detaylı bir sunum yapıldı. Burada konuşan Macaristan’ın Enerji ve Kalkınmadan Sorumlu Devlet Sekreteri Kovacs Pal, Macaristan’ın elektrik üretimindeki baz kapasitesini Paks Nükleer Santrali’nin oluşturduğuna dikkat çekerek, “Kapasite artırımı ile 2030 yılına kadar 5. ve 6. Üniteleri devreye almayı planlıyoruz. Böylece üretim kapasitemiz 4000 MW’a yükselecek. Güvenlik kültürü zamanla yerine oturur. Macaristan için güvenlik kültürü ve kalite vazgeçilmezdir” diye konuştu. Güvenlik kültürü tecrübelerini paylaşmaya hazır olduklarını belirten Pal, “Bizim yaptığımız yanlışları, bu teknolojiye yeni girecek ülkeler yapmasın. Bu yanlışlardan ders almalıyız. Türkiye’nin ekonomik gelişmesini çok iyi düzeyde, önünüzde şapka çıkartıyorum. Bu kadar hızlı büyüyen bir ülkenin ciddi elektrik enerji ihtiyacı olur. Ancak bunun kıt enerji kaynakları ile karşılanması mümkün değil. Türk yetkililerin halkı bilgilendirmesi gerekiyor. Yüzde 100 başarı mümkün değil. Yeniliklere kapalı, sabit fikirli insanları ikna edemezsiniz ama onlara da anlatın. Türkiye çok doğru bir adım attı. Türkiye ile Hükümetler düzeyinde işbirliği yapabiliriz” ifadelerini kullandı.

Paks Nükleer Santrali Genel Müdürü Hamvas Istvan da santralin güvenlik sistemlerinin sürekli olarak güçlendirildiğini anlattı. Macaristan’da elektriği en uygun fiyatlarla kendilerinin ürettiğine dikkat çeken Istvan, “Bağımsız uzmanlar ve Avrupa Birliği’nin yaptığı stres testlerinden başarıyla çıktık. Santralimizin güvenli olduğuna ilişkin bir karar alındı. Güvenlik bizim için olmazsa olmaz. Şeffaf bir bilgilendirme yapıyoruz. Gerçekçi cevaplar veriyoruz. Bu şekilde toplum bize güveniyor” dedi. Macaristan nükleer enerjiye yönelik anketler hakkında da bilgi veren Paks NGS Genel Müdürü Istvan, son 10 yıldır yıllık olarak yapılan anketlerde ortalama yüzde 74-75’ler seviyesinde bir halk desteği olduğunu açıkladı. Istvan, “Çevreye herhangi bir zararımız olmadığını halk da onaylıyor. Biz burada direkt ve dolaylı olarak yaklaşık 10 bin kişiye istihdam sağlıyoruz” diye konuştu.

 

Paks Nükleer Santrali Güvenlik Müdürü Nemeth Gabor ise ellerindeki tüm verileri, denetimlere, devlete, halka, sivil toplum kuruluşlarına açtıklarını söyledi. Atıklar ve dozları hakkında her ay detaylı bir rapor hatırladıklarını vurgulayan Gabor, radyoaktiviteyi engellemek için kullandıkları önleyici bariyerler sayesinde hiçbir olumsuz etki oluşmadığının altını çizdi ve “Siz buraya uçak ile geldiniz. Uçakta radyoaktivite ile yüklendiniz. Sizdeki radyoaktivite şu anda Paks NGS civarında yaşayan halkan 10 kat daha fazla” ifadelerini kullandı.

 

Paks ve çevredeki diğer şehirlerin belediye başkanları da yaptıkları konuşmada, “Paks NGS yaşam kalitemizi yükseltti. Bugüne kadar hiçbir zarar görmedik. Halk bir konuya karar vermeden önce herşeyi tartışır. 35 bin kişilik Paks şehrinde, santral sayesinde 2 bin adet işyeri açıldı” diye konuştular.

 

Daha sonra Türk gazetecilerin Akkuyu Nükleer Santral Projesi’ne ilişkin sorularını yanıtlayan Akkuyu NGS A.Ş Genel Müdür Yardımcısı Rauf Kasumov, büyük yatırımları ÇED (Çevresel Etki Değerlendirme) Raporu’ndan muaf tutan yönetmelik değişikliğinin kendilerini etkilemediğini söyledi. Bu raporu Türkiye istemese de Uluslararası Atom Enerji  Kurumu’nun zorunluluğu nedeniyle zaten almak zorunda olduklarını belirten Kasumov, her şeyin çok düzgün olmasını hedeflediklerini ifade etti. Rauf Kasumov, ÇED için başvuruyu mayıs sonunda yapacaklarını, temmuz sonuna kadar da olumlu yanıt almayı umut ettiklerini söyledi. Daha sonra hazırlık çalışmalarına başlayacaklarını belirten Kasumov, 2015 yılında ilk temelin atılacağını, 2019'da inşaatı tamamlayıp 6 aylık test sürecinin başlayacağını, 2020 yılında ise ilk üniteyi işletmeye açacaklarını bildirdi. Kasumov, inşaatı yapacak firmaların belirlenmesi amacıyla bir çalışma grubu oluşturduklarını, grubun santralde çalışacak firmaları belirleyeceğini bildirdi.

 

Kasumov, Türk firmalarının tribün binası, jeneratör ve altyapı gibi yatırımları üstlenebileceğini belirtirken bu yatırımların toplam büyüklüğünün 7-8 milyar dolara ulaşabileceğini söyledi.

 

Yapılan karşılıklı konuşmaların ardından Türk Heyeti, Paks Nükleer Santrali’nin izin verilen bölümlerini gezdi. Çeşitli similasyon merkezlerini ziyaret etti.

 

 

 

Akkuyu NGS A.Ş basın servisi