Mersin, Türkiye’nin enerjisine enerji katacak

 

Mersin’de enerjiye yönelik yürütülen yatırımlar ve çalışmalar ülkenin bir taraftan enerji çeşitliliğini artırırken diğer taraftan enerji açığının kapatılması adına büyük önem taşıyor. Bölgenin Türkiye’yi de ilgilendiren en önemli enerji yatırımı nükleer güç santrali. 2010’da imzaları atılan, Gülnar ilçesine bağlı Büyükeceli beldesinde kurulması planlanan nükleer güç santralinin 4 bin 800 MW Kurulu güç kapasitesine sahip olması planlanıyor. Lisanslama süreci ve yapım aşamasıyla birlikte ilk ünitenin 2019’da devreye girmesi bekleniyor. İlk beton 2013’te dökülecek ve 2019’da yapılacak ilk reaktörün ardından her yıl bir reaktör yapılıp çalışmalar 2022’de tamamlanacak. Santralin kurulması işlemini Akkuyu NGS Elektrik AŞ sürdürüyor.
Enerji Bakanlığı’ndan yapılan açıklamaya göre Türkiye’nin 2023’te kurulu gücünün 110.000-130.000 MW arasında olması, elektrik tüketiminin 500 milyar kWh olması öngörülüyor. Elektrik ihtiyacının karşılanmasında kullanılan doğalgaz ve sıvı yakıtların tamamına yakını, kömür yakıtların ise yaklaşık % 30’u ithal ediliyor. Diğer yandan, Türkiye’nin hidroelektrik potansiyeline ek olarak rüzgâr, güneş, jeotermal, biyokütle gibi yenilenebilir enerji potansiyelinin tamamı kullanılsa bile 2023’e kadar ulaşılacak 500 milyar kWh enerji tüketiminin ancak yarısına yakını karşılanabiliyor. Bu nedenle mevcut enerji açığının kapanmasında enerji çeşitlenmesine gidilmesi ve nükleer enerji yatırımı ülke adına büyük önem taşıyor ve nükleer güç santrali yapımı bir tercih değil, zorunluluk olarak gösteriliyor.

 

“80 milyar kWh elektrik üretilecek”

Akkuyu ve Sinop nükleer güç santrallerinde 1 yılda yaklaşık 80 milyar kWh elektrik üretilmesi bekleniyor. Yakıt maliyeti her iki santral için yıllık yaklaşık olarak 720 milyon ABD doları olarak açıklanıyor. 80 Milyar kWh elektrik üretimi için 16 Milyar m3 doğalgaza ihtiyaç var. Doğalgaz maliyeti ise yaklaşık 7,2 milyar ABD doları. 3 senede sadece doğalgaz ithaline ödenecek para ile Mersin-Akkuyu’da 4 ünite nükleer santral kurulabildiği belirtildi.
Ayrıca nükleer santral kurma konusunda Türkiye kendi modelini oluşturuyor. Bu model içerisinde en önemli nokta olarak olabildiğince yerli üretime önem verilmesi ve yerli insan kaynaklarından yararlanılması gösteriliyor. Bu bağlamda Mersin Akkuyu santralinde görev yapacak 50 üniversite öğrencisi Türkiye’den Rusya’ya götürüldü. Gençler, Eylül ayından bu yana nükleer santral konusunda dünyanın en iyi bilim merkezlerinden birinde eğitime tabi tutuluyor. Önümüzdeki süreçte öğrencilerin sayısının toplamda 600’e ulaşması hedefleniyor ve bu öğrenciler dönüşte nükleer santralde çalışacaklar. İnşaat aşamasında ilk etapta 2 bin 500 kişiye istihdam sağlanması planlanıyor. Santralde Türk mühendisler de çalışacak.
Yatırım yalnızca alternatif enerji kaynağı oluşturulması adına değil, yeni sanayi kolları ve istihdam alanları oluşturması adına da önem taşıyor. Bir nükleer santralin yapımında 515 bin parça kullanılıyor. Akkuyu nükleer güç santralinin inşasında, maksimum düzeyde Türk mühendis istihdam edilecek, yerli ekipman kullanılacak ve böylece yeni sanayi kolları, yeni istihdam alanları da oluşacak. Bu modelle Türkiye, kendi enerji sektörünün hem çeşitlendirmesini hem de büyümesini karşılayacak bir yapıya girecek.

 

“Nükleer, cari açığın kapanması adına önemli”

Enerji Bakanlığı’ndan yapılan açıklamada nükleer enerjinin Türkiye için enerji arz güvenliğinin sağlanması, enerji ithal bağımlılığının azalması ve cari açığın azaltılması adına büyük önem taşıdığı belirtiliyor. Bu konuda Fransa örnek gösteriliyor. Fransa’nın petrol (%99) ve doğal gaz (%97) ithal oranları Türkiye’deki gibi yüksek olmasına rağmen, Fransa’nın enerji ithal bağımlılık oranı % 50 iken, Türkiye’de bu oran %72 civarında gösteriliyor. Bunun temel sebebi, Fransa’da elektrik üretiminde nükleer enerjinin payının % 75 olması.

 

“Yoğun güvenlik önlemi alınacak”

Projeyi Rusya’da 10 tane atom enerji santrali işletmesi yapan tecrübeli bir şirket yürütüyor. Akkuyu’da yapılan nükleer santral için çok ciddi güvenlik önlemleri alınacağı belirtiliyor. Projede çevreye yayılan radyasyonun uluslararası standartlarda kabul gören oranda olmasına büyük özen gösterilirken olası kazalara karşı da ciddi önlemler alınacak. Olası arızalar, doğal felaketler ve kazalar göz önünde bulundurularak çalışmalar sürdürülecek.
Santral üzerine bir uçak düşmesi, deprem olması, su baskını, yangın gibi doğal felaketlere karşı önlemler şimdiden düşünülüyor. Olası bir arıza durumlarında radyasyon yayılma yolları kademeli olarak engellenecek. Akkuyu sahasında kurulacak yapı 2 katmandan oluşacak. Dışta 1 metre kalınlığında özel bir betondan yapılmış muhafaza duvarı olacak. İçinde de özel bir muhafaza kubbesi olacak. Aynı şekilde radyasyon yönünden tehlikeli maddelerin reaktör binasının dışına çıkmasını engelleyecek mekanizmalar öngörülüyor. Tehlikeli tüm maddenin tek bir yapı içine hapsedilmesi planlanıyor. Olası personel hatalarına karşı otomatik güvenlik sistemleri de devreye girecek. Ayrıca elektrik kesilmesine karşı elektrikle çalışmayan koruma ve soğutma sistemleri planlanıyor.


Nükleer Santralde kullanılacak tüm yakıt Rusya’dan getirilecek. Atıklar da yine Rusya’ya geri gidecek. Atıkları Türkiye satın almak isterse, Türkiye’de de kalabilecek.