Akkuyu’da ilk temel törenle atıldı




 14 Nisan 2015, Salı

 

Türkiye’nin ilk nükleer santrali Akkuyu Nükleer Güç Santrali (NGS) kapsamında, Akkuyu Nükleer Deniz Yapıları İnşaatı için düzenlenen Temel Atma Töreni,  Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız, Rus Devlet Nükleer Şirketi Rosatom Genel Müdürü Sergey Kirienko, Mersin Valisi Özdemir Çakacak ve Akkuyu Nükleer Genel Müdürü Fuad Akhundov’un katılımıyla Akkuyu’da gerçekleştirildi. Törende ayrıca, tarafların projenin geleceğine yönelik hedefleri ve niyetlerinin bulunduğu mektuplar gümüş bir kapsül ile granit kayanın içinde yerleştirildi.

 

Türkiye’nin ilk nükleer güç santrali Akkuyu NGS altyapı çalışmaları kapsamında Deniz Yapıları İnşaatı için ilk temel törenle atıldı. “Akkuyu Nükleer Deniz Yapıları İnşaatı Temel Atma Töreni”ne, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız, Rus Devlet Nükleer Şirketi Rosatom Genel Müdürü Sergey Kirienko, Rusya Federasyonu Büyükelçisi Andrey Gennadiyeviç Karlov, Mersin Valisi Özdemir Çakacak ve Akkuyu Nükleer A.Ş. Genel Müdürü Fuad Akhundov’un yanı sıra milletvekilleri, bürokratlar, işadamları ve çok sayıda konuk katıldı.

Törende konuşma yapan Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız liman ve deniz yapıları inşaatının temelini atmaktan duydukları memnuniyeti dile getirdi. Yıldız,  “Nükleer enerjide 1950’li yıllara dayanan bir serüvenden bahsediyoruz, ancak hiçbir zaman bu kadar somut ve net bir noktaya gelinememişti. Dünyanın şu anda elektrik üretiminin yüzde 11’i nükleer santrallerden karşılanıyor, OECD ülkelerinde bu oran yüzde 18. ABD’de 100 tane aktif 5 tane halen inşaa edilen, Çin’de 24 aktif 24 tane inşaa halinde, Fransa’da 58 santral var. Fukuşima, nükleer santral teknolojisini etkileyen önemli bir olaydır. Akkuyu Nükleer de bundan dersini almıştır. Güvenlik sistemlerinde gelinen nokta, bütün teknolojilerden daha öne geçmiştir” şeklinde konuştu. Almanya’nın 8 nükleer santrali kapadığını vurgulayanlar 9 tanesinin halen devrede devam etmesinin, Japonya’da santrallerin yeniden üretime başlamasının, ABD’de 100 aktif santral olmasının büyük resimde kaçırmamamız gereken bir nokta olduğu kanaatindeyim.” dedi.

 

Bugüne kadar gelen tüm hükümetlerin hep nükleer santraller ile ilgili çalıştığını belirten Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız, “Yalnızca müzakeresi 1,5 yıl süren bir süreçten bahsediyoruz. Müzakereler başlıyor, hükümetler değişiyor, tekrar başlıyor, tekrar değişiyor. Hükümet istikrarı ve son yıllarda ortaya konan irade pek çok büyük projeyi ortaya koymayı başarmıştır.” dedi.

 

İşletme süresi, satın alma süreçleri göz önüne alındığında 2011 yılına kadar çalışacak bir santralden bahsettiklerini belirten Bakan Yıldız, “Nükleer enerjisiz gelişmiş ülke olmaz. Gelişen Türkiye’nin, ilerleyen Türkiye’nin gelişmemiş bir enerji sistemi olmaz. Bakın G-20 ülkelerine. Nükleer santrallerin yarısı ABD, Fransa ve Japonya’da. Eğer gelişen bir Türkiye hedefliyorsak nükleer santraller bunun ayrılmaz mütemmim cüzü olacaktır. Tabii ki yeni ve yenilenebilir enerji kaynakları ve nükleer santraller yapacağız. Birini tercih etmek diğerini bırakmak anlamına gelmiyor.” şeklinde konuştu. Sözlerine “Eğer Akkuyu Nükleer Santrali bugün itibariyle devrede olmuş olsaydı, 15 milyon nüfuslu İstanbul’un tüm enerjisi, Türkiye’nin enerjisinin yüzde 28’ini karşılayacaktır. Bu sözüm yerli kaynak mı, ithal kaynak mı diyenlere. Tam tersi yerli kaynaklarımız devam edecek.” şeklinde devam eden Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Yıldız, “Türkiye’nin kıyı şeridi 8484 kilometre, Akkuyu’nun alanı 6 kilometre kare. Metrekare ve nüfus başına en büyük yatırım şu anda bulunduğumuz alanda yapılacak. Bu kıyı şeridinde turizm, tarih, mera, orman, deniz gibi 19 temel başlığımız var. Aynı zamanda nükleer güç santralleri yapacak yerlerimiz de var. Antalya’dan Mersin’den turist kaçar dediler. Dünya’nın en çok turist alan başkentleri, Fransa’da Paris, İngiltere’de Londra, İspanya’da Madrid. En fazla turist Paris’te. Ancak 55 km’lik çapta bir alanda Paris’te 7 tane nükleer santral var. Onların turistlerine bir şey olmuyorsa bizimkilere de bir şey olmaz.” dedi. Akkuyu’nun 1. derecede deprem kuşağında bulunmadığını söyleyen Bakan Yıldız, “Depremsellikle ilgili bütün araştırmalar, ilgili kuruluşlarca tamamlandı. 9 büyüklüğünde bir depremin endişelerini karşılayacak tarzda geliştirildi. O yüzden gerek tsunaminin, gerekse depremselliğin gerekse bütün uçak çarpışma testlerini, rüzgar testlerini tamamlamış bir tesisten bahsediyoruz. ÇED Raporu hazırlandı. Bugüne kadarki en kapsamlı ÇED raporundan bahsediyoruz." şeklinde konuştu.

 

Akkuyu Nükleer Güç Santrali’nin 2016 yılı sonunda temel atma törenini yapacaklarını vurgulayan Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız, “Burada çalışacak personel buranın insanları olacak. Onbin’e yakın çalışanımız olacak, işletme anında da yine Türk mühendislerimiz ve çalışanlarımız ile yürütülecek. Eğitim çalışmalarımız da devam ediyor. Dün üniversitelerimizin yaptığı anlaşmalar ile bu eğitimleri de yapacağız. Başta Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’nda çalışan arkadaşlarım olmak üzere bu projede bugüne kadar emeği geçen ve bundan sonra emeği geçecek tüm arkadaşlarıma ve Rosatom’a teşekkür ediyorum. Burada çalışacak tüm kardeşlerimize de kazasız belasız bir iş hayatı temenni ediyorum.” dedi.

Rus Devlet Nükleer Şirketi Rosatom’un Genel Müdürü Sergey Kirienko da temel atma töreninde yaptığı konuşmasında Akkuyu’da bulunmaktan duyduğunu memnuniyeti dile getirerek, sözlerini şöyle sürdürdü: “Akkuyu Nükleer Güç Santrali Türkiye ve Rusya arasındaki çok stratejik bir projedir. Her iki ülkenin Cumhurbaşkanı çok büyük bir kararlılıkla hareket etmiş ve karar vermişlerdir. Bakan Bey’le şunu konuştuk: Dünyada nükleer santral kurabilmek için bu kadar geniş  bir saha bulmak çok zor. Bu sürdürülebilir enerji güvenliği açısından çok önemli bir yatırım olacaktır. Sağladığı vergi geliri ile de Türkiye’ye çok büyük bir katkı olacak. Hem Akkuyu hem de alt yükleniciler kapsamında toplam On bin çalışan olacak.” 

 

Akkuyu Nükleer Deniz Yapıları’nın inşaası için bir ihale yaptıklarını ve sadece Türk firmalarının bu ihaleye katılabildiğini belirten Kirienko “Başka ülkelerde Nükleer Santral inşaasında tecrübeli şirketleri ihaleye kabul ediyoruz. Ancak Türk şirketlerinin de bu yeni tecrübeyi edinmesi ve ülke ekonomisi için bu ihale çok önemliydi. Bundan sonraki inşaat aşamalarında da ihaleye katılan bu şirketler ile çalışacağız ve bundan sonra başka projelerde bizimle çalışabilecekler. Bizim 30 santral portföyümüz var. 3. Ülkelerle de çalışabileceğimiz için de çok önemli. Vali Bey ile de görüştük. Öncelikle Türk vatandaşları ve Mersin’in yerel halkına iş vereceğiz. Bu insanların istikrarlı bir şekilde çalışma gelir kazanması konusunda önemli bir proje.” şeklinde konuştu.

 

Akkuyu Nükleer Güç Santrali için şu anda mevcut en modern teknolojiyi kullandıklarını belirten Rosatom Genel Müdürü Kirienko, “Daha moderni yok. Fukuşima’da gerçekleşen kaza sonrasında özel güvenlik önlemleri geliştirildi. 2011’de Fukuşima’da böyle bir santral olsaydı, bu santrale hiç bir şey olmaz ve yüzde yüz güvenlikle çalışmaya devam ederdi. Biz Türkiye’de bir test projesi yapmıyoruz. Burada kullanacağımız teknoloji başka ülkeler ve Rusya’da kullanılmış ve onaylanmıştır. Biz Enerji Bakanlığı ve diğer devlet ve kamu kurumlarının yanı sıra uluslararası kurumlar tarafından denetleniyoruz. Bunlar hep açık ve net.” dedi.

 

Akkuyu Nükleer Güç Santrali’nin 80 seneden fazla ömrü olacağını belirten Kirienko; “Bu nedenle bu santral çok önemli ve stratejik. Bu kapsamda bu sene Rusya’nın en iyi okullarında nükleer enerji konusunda Türkiye’den 80 kişi daha eğitim görecek. Bu eğitim için bu sene Altıbin yüz (6100) kişi müracaat etti. Türk gençlerinin nükleer enerji ve nükleer mühendisliğe ne kadar ilgisi olduğunu buradan görebiliriz. Biz de sorumluluğumuzun farkındayız. Hükümet ve devlet de bu desteği veriyor ve bu sorumluluğumuzu 2 kat artırıyor. Bu bize yeni bir sektörün oluşturulmasına ön ayak olma görevi veriyor. Dün 3 üniversite ve Rus üniversitesi bir anlaşma imzaladılar. Ar-Ge ve bilimsel çalışmalar yapacaklar. Her iki ülke için de büyük önem taşıyor. Rusya’nın nükleer teknoloji deneyimi 70 yaşını kutluyor. Nükleer enerjide 70 yıl ülkelerin gelişmesi için çok önemli bir deneyimdir” dedi.

 

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız’a teşekkür eden Rosatom Genel Müdürü Sergey Kirienko, bakanlığın tüm departmanlarının da büyük bir özveri ile çalıştığını belirtti. Nükleer Güç Santrali yapabilmek için sadece hükümetten izin almanın yeterli olmadığını, parlamentodan da onay almak gerektiğini belirten Kirienko, Türkiye Büyük Millet Mecisi’ne de teşekkür etti.

 

Türkiye’nin ilk nükleer güç santralini gerçekleştirmek üzere kurulan Akkuyu Nükleer’in Genel Müdüru Fuad Akhundov bugünü çok uzun süredir beklediklerini vurgularken, “Rosatomun bütün akademik gücünü kullanarak çalıştık. Dün genel müdürümüz dedi ki, biz yazı yazmada rekor kırdık. Bunların hepsi gerekli izinleri içindi. Rusya’da da aynı şekilde yazışmalar yapıldı. Akkuyu Nükleer yüzde yüz Rus sermayesi ile  kurulan bir Türk şirketidir. Bize bu süreçte çok yardım ettikleri için Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’na teşekkür etmek istiyorum. Bu tabii ki, aktif olarak bu projenin gerçekleştirilmesinde çok önemli bir adımdır” şeklinde konuştu. Hem Rus, hem de Türk geleneklerine saygılı olduklarını ve nükleer enerjide ilk kez işbirliği yaptıklarını belirten Akhundov, “Türkiye’de ilk kez nükleer uzmanları yetiştiriyoruz. Bu hem teorik, hem de pratik bilgiler elde edecekleri anlamına geliyor” ifadelerini kullandı.

 

Akkuyu Nükleer Deniz Yapıları İnşaatı Temel Atma Töreni kapsamında konuşma yapan Mersin Valisi Özdemir Çakacak ise Akkuyu Nükleer Santrali’nin, Türkiye’nin son dönemlerde yapmış olduğu yatırım hamlesinin dev bir örneği olduğunu belirtirken, “Mersin ticaret, tarım, lojistik ve sanayi sektörleri ile anılan, bugün ise enerji sektöründeki dev yatırım ile çeşitlendirerek ülkemizin önde gelen şehirlerinden biri olma yolunda önemli bir adım atmıştır. Nükleer santraller, kuruldukları ülkelerin bilim ve teknoloji alanında da gelişmelerine katkıda bulunmaktadır. Gelişmiş ülkelerin bu teknolojiyi yıllardır kullandıklarını görmekteyiz. Ülkemizin muasır medeniyetler seviyesine yükselmesi, nükleer enerjiye de yatırım yapmasını gerekli kılmaktadır. 2023 yılı hedeflerimize katkıda bulunacağına inanıyoruz.” dedi.

 

Öte yandan, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız ve Rosatom Genel Müdürü Sergey Kirienko, tören alanından ayrılmadan önce gazetecilerin sorularını cevapladı. İhale süreci ile ilgili soruya, “Bu ihalede, 9 şirket katılım sağladı ve çok adil ve yarışmacı bir süreç oldu. İlk aşamada deniz yapıları inşaatı alanında tecrübesi olan şirketleri seçtik. İkinci aşamada ise in uygun fiyatı verecek şirketi seçmek için bir süreç başlattık. Bu bağlamda en uygun fiyat veren şirket seçmek önemliydi. Maliyet ne kadar düşük olursa o kadar düşük fiyatlı elektrik satılabilir ve ne kadar hızlı biterse o kadar hızlı bir şekilde devlete gelir olacaktır.” şeklinde cevap veren Genel Müdür Kirienko, ihaleye katılan bütün şirketlere teşekkür ederken, bu süreçte bütün katılımcı şirketlerin 4 kere fiyat revizyonu yaptıklarını ve dün 23.15’te son zarfı açtıklarını ve sonuç itibariyle Cengiz İnşaat’ın ihalede en uygun fiyatı veren şirket olduğunu ifade etti. İhaleye katılan, ancak kazanamayan diğer 3 şirketle de çalışmak istediklerini belirten Rosatom Genel Müdürü Sergey Kirienko, Cengiz İnşaat’ın teklifinin 394 milyon Dolar olduğunu söyledi. Kirienko, “İlk başlangıçtaki 2 Türk katılımcı şirketten aldığımız teklif 1 milyar 50 milyon Dolarken, yaklaşık 3 kat daha aşağı çekildi. Bu çok adil ve dürüst, yarışmacı bir pazarlık süreci oldu.” şeklinde konuştu.

 

Rusya’nın ekonomik durumunun projeyi etkileyip etkilemeyeceğine yönelik bir soruya ise Rosatom Genel Müdürü Sergey Kirienko, “Rusyadaki ekonomik durum hiçbir şekilde projeyi etkilemeyecektir. Bu, Cumhurbaşkanlarının işbirliği ile desteklenen proje. Cumhurbaşkanı Erdoğan ile son görüşmelerinde de Putin bunun bir kez daha altını çizerek, bu projeye öncelik vereceğini ve zamanında biteceğini söyledi. Bu sözümüzü tutuyoruz. Bu projeye ayrılan bütçe kısıtlamasız onaylandı. Bugün itibariyle Rusya’da 51 Milyar Ruble, yani 2.10 Milyar Dolar ayrılmış oldu.” Şeklinde cevap verdi. Kendisine yöneltilen ve sürelerin kısaltılması ile ilgili bir diğer soruya ise Genel Müdür Kirienko, “Türkiye’deki bu uzun süreleri anlayışla karşılıyoruz. Bakan Taner Yıldız da değindi. Nükleer enerji konusunda tecrübesi olan ülkelerde normal bir ÇED Raporu 500 sayfada ve 6 ayda biterdi. Ancak Türkiye’de 5 bin sayfa ve 2 yıla yakın bir süre aldı. Dünyada bunun bir örneği yok. İlk kez böyle bir tecrübe yaşanması nedeniyle bunu anlayışla karşılıyoruz. Bundan sonra lisans alındıktan sonraki sürecin kısaltılması için işbirliği içerisinde çalışacağız.” şeklinde cevap verdi.

 

Sonuçlanan deniz yapıları ihalesinde daha önce nükleer enerji ile ilgili iş yapma şartı aramadıklarına dikkat çeken Sergey Kirienko “Böyle bir kriter koysaydık hiçbir Türk Şirketi katılamazdı. Biz tam tersine sadece Türk şirketlerinin katılabileceğini belirttik.” dedi. Rusya Federasyonu ve Türkiye Cumhuriyeti arasındaki anlaşmaya göre kontrolün Rosatom’da olması gerektiğini ifade eden Kirienko, “Yüzde 49’u ise yatırımcılara açık olacak, özellikle Türk yatırımcılara. Yatırımcıları seçerken de hükümete danışacağız.” şeklinde konuştu. Süreç içinde teknoloji transferi olacağından bahseden Rosatom Genel Müdürü “Türk öğrenciler bizim uzmanlarımızın aldıkları diploma ve eğitimi alacaklar. Hatta aktif bir santralde staj görecekler. Bu bakanımızın özel isteğiydi. Doğal olarak, tüm Türk şirketlerine de nükleer alanda eğitim almak istiyorlarsa destek olacağız. İstihdam için de Mersin bölgesini öncelikli olarak değerlendireceğiz.” dedi.

 

Konuyla ilgili olarak görüşlerini bildiren Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız, ihalelerin Akkuyu Nükleer tarafından yapılacağını belirtirken, “Bu ilk ihale Türk mühendisliği açısından önemli, Türkiye’de ve dünyada liman ve deniz yapıları inşaasında benzer ve benzemeyen projelerde çalışan firmalar ihaleye katıldı. İşler fiili olarak başladı ve ihale süreçleri olacak. Türk şirketleri de kabiliyetleri doğrultusunda burada olacak.” dedi. Türk şirketlerine seslenen Bakan Taner Yıldız, “Kendileri teknik şartnamelere uyabilecekleri kadar katılacaklar. Ancak üretebildiklerimizi vereceğiz. Bu Türk şirketlerinin kendilerini geliştirmeleri için bir fırsat. Üniversitelerimiz ile imzaladığımız karşılıklı anlaşmaya göre yapılacak bilgi transferi için üniversitelerimizin de bu bilgileri anlayabiliyor olması lazım.  Üniversitelerimizin bugüne kadar teorik olarak çok katkısı oldu. Şimdi pratikte de öğrenilecek.” şeklinde konuştu.

 

Türkiye Cumhuriyeti’nin bir hukuk devleti, Enerji Bakanlığı’nın yasal bir kurum olduğunu belirten Bakan Yıldız, çevreci örgütlerin görüşlerini saygıyla karşıladığını söylerken “Ancak tüm şartları yerine getirdiği halde karşı çıkıyorsanız, ülkenin kalkınmasına karşı çıkıyorsunuz demektir. Yine şikayeti olan aktarsın, dinleyelim. Ama temelden nükleer santrale karşı çıkıyorlarsa, bu ülkenin kalkınmasın engelliyorlar.” dedi.

 

Akkuyu Nükleer Deniz Yapıları İnşaatı Temel Atma Töreni, Bakan Taner Yıldız, Rosatom Genel Müdürü Kirienko ve Akkuyu Nükleer Genel Müdürü Akhundov tarafından düğmeye basılarak gerçekleştirildi. Temel atma töreni Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, Rosatom ve Akkuyu Nükleer A.Ş. tarafından hazırlanan geleceğe yönelik temenniler hedeflerin yazıldığı mektupların yerleştirildiği kapsülün, Akkuyu NGS alanında sürekli yer alacak granit kaya içine yerleştirilmesi ile son buldu.

 

Akkuyu NGS hakkında:

Akkuyu Nükleer Güç Santrali (NGS), Mersin’e 140 km uzaklıktaki Akdeniz kıyısında, Akkuyu mevkiinde inşa edilecektir. Akkuyu NGS, her biri 1200 MWe kurulu güce sahip 4 üniteden oluşacaktır.

 

Hükümetlerarası anlaşmaya göre Rusya ve Türkiye nükleer güç santralinin inşaatı ve işletmesinde ‘yap-sahip ol-işlet’ ‘build-own-operate (ВОО)’ şartı ile işbirliği yapacaklardır. Bu amaçla Ankara’da ‘Akkuyu Nükleer Anonim Şirketi’ kurulmuştur.

 

Elektrik enerjisi üreten yeni güç kaynaklarının oluşturulması, Türkiye Cumhuriyeti ekonomisinin gelişimine yeni bir ivme kazandıracak, Organik enerji kaynaklarının ithalatını azaltacak ve sürekli olarak artan elektrik enerjisi talebini karşılayacaktır.

 

AKKUYU NGS, Türkiye’den Güney Avrupa ve Yakın Doğu ülkelerine elektrik ihraç etme potansiyeline sahip olacaktır.

 

Türkiye’nin ilk nükleer güç santrali için referans olarak, Rusya Federasyonu’nda Novovoronej-2  NGS’de uygulanmakta olan AES–2006 projesi seçilmiştir. Santralin tasarımcısı Rus şirketi ‘Atomenergoproekt’tir. Günümüzde bu proje dünyanın en güvenilir ve emniyetli projesi olarak kabul edilmiştir. Proje kapsamında tüm teknik ve çevre güvenlik standartları uygulanmıştır.