Nükleer Sektör Haberleri




13.11.2017

Akkuyu NGS Projesi EIF-2017 Uluslararası Enerji Kongresi’nde ele alındı

   

Global Enerji Derneği (GED) tarafından organize edilen Uluslararası Enerji Kongresi (EIF 2017), Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’nın (ETKB) himayelerinde Ankara ATO Congresium’da gerçekleşti.

 

Türkiye’nin ilk nükleer santralini Rus teknolojilerini esas alarak inşa edecek olan AKKUYU NÜKLEER A.Ş. de, Türk enerji sektörünün hemen hemen tüm büyük işletmelerinin bir araya geldiği etkinliğe katıldı.

 

Rus tarafını temsilen kongrenin ilk gününde Türkiye’de Akkuyu NGS Projesini geliştiren ve yürüten REIN A.Ş. Ticaret Direktörü Anton Dedusenko bir konuşma yaparak, Rosatom’un yürüttüğü uluslararası projeler hakkında bilgi verdi. Anton Dedusenko, “Hâlihazırda eşzamanlı olarak Rusya’da 8 ve diğer ülkelerde 34 reaktör kurmak üzere çalışmalarımızı yürütüyoruz. Bu durum, Rus şirketlerinin saygınlıklarını ve yabancı ortakların bize güvendiklerini ifade ediyor” dedi. Nükleer enerji santrallerinin avantajlarına da değinen Dedusenko, nükleer enerjinin öngörülebilir ve çevresel açıdan temiz bir enerji kaynağı olduğunu belirterek, “Nükleer enerji santralleri karbon emisyonlarının azaltılması için önemli bir role sahip. Dünya genelindeki yaklaşık olarak 400 GW’lık kurulu nükleer enerji kapasitesini düşündüğünüzde, bu kapasitenin yerine hidrokarbon kaynaklar kullanılsaydı karbon emisyonları bugünkü seviyesinde olacak mıydı? Hayır. Bunun da dikkate alınması gerek” şeklinde konuştu. Akkuyu NGS inşaatı, Rus şirketleri ile birçok Türk firmasının ve işletmesinin yer alacağı en kapsamlı altyapı projelerinden biridir. Anton Dedusenko, Türk şirketlerini projenin bir parçası olmaya ve proje için ürünlerini ve hizmetlerini sunmaya davet etti.

Kongrenin ikinci gününde gerçekleştirilen “Dünya’da ve Türkiye’de Nükleer Enerji” konulu oturumda nükleer enerji sektörünün durumu ve Akkuyu NGS Projesi masaya yatırıldı. Oturum Başkanlığını üstlenen Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı Nükleer Enerji Proje Uygulaması Dairesi Başkanı İbrahim Halil Dere, dünyada tüketilen elektriğin yüzde 11’inin nükleer enerji santralleri tarafından karşılandığına dikkat çekerek, “Nükleer enerjinin modası geçmiş ve terk edilmiş bir enerji kaynağı olduğu söyleniyor. Bu doğru değildir. Gelişmiş ülkeler nükleer enerjiyi kullanmaya devam ediyor. Son yıllarda gelişmekte olan ülkeler de, nükleer enerjiye yöneliyor. Dolayısıyla nükleer enerji, gelişimin ayrılmaz bir parçası olmaya devam edecek” dedi.

Akkuyu Nükleer A.Ş. Yöneticisi Esra Songur da, Rosatom’un bünyesinde 300 şirketi barındıran ve dünya genelinde 250 bin çalışanı bulunan bir Rus Kamu Nükleer Kuruluşu olduğunu, dünya ve Rusya genelinde 77 adet nükleer reaktör kurduğunu ve Akkuyu NGS’nin dünyanın ilk "Yap-Sahip Ol-İşlet" yapısına sahip nükleer enerji santrali projesi olduğunu belirterek, “Santralimiz dört üniteden oluşacak toplam 4.800 MW kurulu güce sahip olacak. Geçtiğimiz ay sınırlı çalışma iznini aldık. Öncelikli hedefimiz 2018 yılının Mart ayında Türkiye Atom Enerjisi Kurumu’ndan (TAEK) inşaat lisansını almak. İnşaat lisansı sayesinde nükleer reaktör tesislerinin inşaatına başlayabiliriz. Şu anda nükleerle ilgili olmayan alanlar ve deniz yapıları ile ilgili çalışmalar sürüyor” dedi. Şu ana kadar Rusya’ya nükleer mühendislik eğitimi almaları için 256 Türk öğrencinin gönderildiğini hatırlatan Songur, “Bu öğrenciler Rusya’nın en iyi üniversitelerinde nükleer mühendislik eğitimini görüyorlar. Bu öğrencilerimizin ilk bölümü gelecek yıl mezun oluyorlar. Eğitimini başarıyla tamamlayan öğrenciler, şirketimizde çeşitli pozisyonlarda çalışmaya başlayacaklar” diye konuştu.

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı (ETKB) Uzmanı Tuğrul Cinkara da, Bakanlığın nükleer enerji konusunda yaptığı çalışmalar hakkında bilgi verdi. 2023 hedefleri doğrultusunda Türkiye’nin dünyanın 10 en büyük ekonomisi arasına girmeyi hedeflediğini belirten Cinkara, “2023 yılına geldiğimizde, enerji talebinin 400 TWh’ye ulaşacağını öngörüyoruz. Bu talebi yerli ve yenilenebilir kaynaklar ile nükleer enerji sayesinde karşılamayı hedefliyoruz” dedi. Türkiye enerji sektörünün büyük oranda dışa bağımlı olduğunu belirterek, “Fosil kaynaklara olan yüksek bağımlılığımızı nükleer enerjiyle ikame etmek bizim öncelikli politikalarımızdan bir tanesi” dedi.

Enerji sektörü temsilcilerinin yanı sıra kongreye 250’ye yakın tedarikçi firma katıldı. Kongre kapsamında eşzamanlı olarak düzenlenen panellerde, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’nın ortaya koyduğu yerlileşme stratejisi ve 10 yıl sonra enerjinin üçte ikisinin yerli kaynaklardan üretilmesi hedefi kapsamında milli enerji politikası, maden sektörünün geliştirilmesi ve petrol ile doğalgaz üzerine geliştirilen uluslararası projeler ele alındı.    

Bilgi için:

Türkiye'nin ilk nükleer santrali olma özelliğini taşıyan Akkuyu Nükleer Güç Santrali (NGS) ile ilgili çalışmalar, 12 Mayıs 2010 tarihinde Türkiye ve Rusya arasında imzalanan Hükümetler Arası anlaşmayla başlamıştır. Akkuyu NGS Projesinde, her biri 1200 MWe kurulu güce sahip 4 ünitenin kurulması öngörülmektedir. 3+ nesil seri üretim projesi olan Akkuyu NGS için referans olarak Rusya Federasyonu’nda Novovoronej-2 NGS’de (Voronej Oblastı) uygulanan VVER-1200 projesi seçilmiştir. Faaliyete geçtikten sonra Akkuyu NGS’de her yıl yaklaşık 35 milyar kilovatsaat (kWh) elektrik enerjisinin üretilmesi planlanmaktadır.

 AKKUYU NÜKLEER AŞ Basın Servisi