Akkuyu NGS A.Ş’den Eğitim-Bir-Sen’li öğretmenlere bilgilendirme





Eğitim-Bir Sendikası’na bağlı eğitimcilerden Akkuyu NGS Projesi’ne destek geldi. Sendika’nın Mersin Şube Başkanı Abdullah Çelik, “Akkuyu’da yapılacak olan Türkiye’nin ilk nükleer santralinin bu ülke için ne kadar anlamlı olduğunu biliyoruz ve yapılmasını destekliyoruz” diye konuştu.

 

Memur-Sen’e bağlı  Eğitimciler Birliği Sendikası’nın aylık olarak yaptığı işyeri temsilcileri bilgilendirme toplantısına sendikaya bağlı 350 öğretmen katıldı. Öğretmenlerin, Mersin Öğretmenevi’nde bir araya geldiği toplantıda Akkuyu Mersin Bilgilendirme Merkezi Müdürü Faruk Üzel ve uzmanlar Zeynep Yarar ve Burcu Zengin de bilgilendirme faaliyeti gerçekleştirdi.

 

Memur-Sen’e bağlı  Eğitimciler Birliği Sendikası(Eğitim-Bir-Sen) Mersin Şube Başkanı Abdullah Çelik, “Akkuyu’da yapılacak olan Türkiye’nin ilk nükleer santralinin bu ülke için ne kadar anlamlı olduğunu biliyoruz ve yapılmasını destekliyoruz. Aylık olarak bir araya geldiğimiz toplantımızda üyelerimiz için Mersin’in ve Türkiye’nin en önemli projelerinden olan Akkuyu Nükleer Güç Santrali projesi ile ilgili Akkuyu NGS Mersin Bilgilendirme Merkezi’nden bilgilendirme önerisi geldi. Biz de bunun memnuniyetle karşıladık. Yapılan bilgilendirme ile kafamızdaki soru işaretlerini giderme imkanı bulduk. Türkiye’nin enerji ihtiyacını karşılama noktasında nükleer teknolojinin kullanmasını destekliyoruz“

 

Toplantıda sunum yapan Merkez Uzmanı Zeynep Yarar, Akkuyu NGS Projesi’nin tarihi, yapılan anlaşma ve teknolojisi hakkında bilgi verdikten sonra şunları söyledi: “Nükleer enerji santralleri ile yenilenebilir enerji santralleri kapladıkları alan açısından karşılaştırıldığında; Akkuyu NGS yerine rüzgar santrali kuracak olursak Yalova'nın tamamının rüzgar panelleri ile kaplanması, hidroelektrik santrali kuracak olursak Düzce'nin tamamının da sular altında kalması gerekecektir. Ülkemizden çok daha fazla turist çeken ülkelerdeki nükleer santrallerin önemli turistik merkezlere uzaklığına bakıldığında; Fransa’da Paris’e 200 km’den daha yakın alanda 6 nükleer santral (Nogent, Dampierre, Saint-Laurent, Penly, Paluel, Belleville) bulunmaktadır. Nogent Santrali’nin Paris’e uzaklığı sadece 70 km’dir . İspanya’da Madrid’e 200 km’den daha yakın alanda 4 nükleer santral (Jose Cabreras, Trillo, Valdecaballeros, Almaraz) bulunmaktadır. Jose Cabreras Santrali’nin Madrid’e uzaklığı sadece 50 km’dir.  İngiltere’de Londra’ya 200 km’den daha yakın alanda 8 nükleer santral (Bradwell, Sizewell, Dungeness, Winfrith, Oldburry, Paluel, Penly, Gravelines) bulunmaktadır. Bradwell Santrali Londra’ya 70 km mesafededir. Fransa’da bulunan ve dünya kültür miras listesinde yer alan Loire Nehri üzerinde 14 adet nükleer güç santrali bulunmaktadır ve bu nehir üzerinde bot ile gezinti yapılması çok yaygın bir turizm aktivitesidir. Aynı zamanda nehrin etrafındaki arazilerde tarımsal faaliyetler de yürütülmektedir. Bu da nükleer santrallerin kesinlikle tarıma ve turizme olumsuz bir etkisinin olmadığını ortaya koymaktadır.”

 

Yarar’ın sunumunun ardından Akkuyu NGS Mersin Bilgilendirme Merkezi Müdürü Faruk Üzel şöyle konuştu: “Türkiye, son 10 yılda dünyada Çin’den sonra en fazla büyüyen ve elektrik ihtiyacı en fazla artan ikinci ülke. Türkiye’nin elektirik ihtiyacı her yıl yaklaşık yüzde 7 artıyor. Bu ihtiyacı karşılamak için Türkiye, petrol, doğal gaz gibi doğal kaynakları maalesef sürekli olarak dışarıdan ithal ediyor. Enerji Bakanlığı artan enerji ihtiyacını karşımak için Türkiye’nin yerli kaynaklarını sonuna kadar kullanıyor. Sürekli baraj yapılarak su kaynakları sonuna kadar kullanılıyor. Rüzgar ve güneş enerjisine teşvik veriliyor. Fakat buna rağmen enerji ihtiyacı karşılanamıyor. Yılda 60 milyar dolar para vererek doğal gaz ithal edip enerji üretiyoruz. Bu da Türkiye’nin cari açık vermesine neden oluyor. Bu kısır döngüyü kırmak için elektiriği nükleer enerjiden üretmek gerekiyor. Bunu Fransa, İspanya, Almanya gibi ekonomi devleri yapıyor. Bu ülkeler bizden akılsız değil. Birileri bir hayal kuruyor. Güneş enerjisi potansiyelinin ancak yüzde 25’ini kullanabilirsiniz. Avrupa ülkeleri yenilenebilir enerjiye verdikleri teşvikleri kaldırıyor çünkü avantajlı değil. Buna rağmen bu kaynakları da sonuna kadar kullanmak gerekiyor. Fakat nükleer santraller de yapılmak durumundadır.”

 

Öğretmenlerin, nükleer atıklar, denizde ekolojik yaşam ve deniz suyunun ısınması ile ilgili sorularına Üzel, “Türkiye Cumhuriyeti Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın mevzuatı var. Bu mevzuata göre denizden aldığınız su ile verdiğiniz suyun sıcaklığı arasındaki fark yaz aylarında 1 dereceyi,  kış aylarında da iki dereceyi geçemez. Akkuyu NGS Projesi’nin de tasarımı bu şekilde yapılmıştır. Bu da ÇED Raporu’nda bütün detayları ile ortaya konmuştur. Dolayısı ile nükleer santralin denize olumsuz bir etkisi olmayacaktır. Santralde kullanılan yakıtlar ömrü bittiği zaman tekrar zenginleştirilmek üzere Rusya’ya geri gönderilecektir. Türkiye’de atık kalmayacaktır. Bu iki ülke arasında imzalanan anlaşmada açık bir biçimde yazmaktadır.”

 

 

Akkuyu NGS A.Ş.Basın Servisi