Nükleer Sektör Haberleri




10.03.2017

4. Nükleer Santraller Zirvesi Akkuyu Nükleer’in katılımıyla gerçekleşti

 

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı ile Nükleer Sanayi Derneği’nin desteğiyle Nükleer Mühendisler Derneği’nin ev sahipliğinde düzenlenen 4. Uluslararası Nükleer Santraller Zirvesi İstanbul’da gerçekleştirildi. Zirve kapsamında iki gün boyunca; Rusya, Japonya, Almanya, Fransa, Çek Cumhuriyeti ve Çin’den gelen katılımcılar nükleer enerji alanında işbirliği imkanlarını ele almak için 200’ün üzerinde ticari eşleştirme görüşmesi yaptı. Nükleer endüstrinin dev oyuncuları ile alanında uzman akademisyen, sivil toplum ve kamu kuruluşlarını bir araya getiren zirve kapsamında gerçekleştirilen eş zamanlı panellerde “yerelleşme” konusu masaya yatırıldı. Bu yıl 100’ün üzerinde yabancı firmayı ağırlayan zirvede, firmaların nükleer endüstrinin iş hacminden nasıl yararlanabileceği ele alındı. Rus teknolojileri ile gerçekleştirilen Türkiye’nin ilk nükleer santrali olacak Akkuyu NGS projesine nükleer sanayinin önde gelen temsilcileri tarafından yoğun ilgi gösterildi.

 

Açılış konuşmasını yapan Uluslararası Nükleer Santraller Zirvesi Organizasyon Komitesi Başkanı Koray Tuncer, Türkiye’nin geleceğinin nükleer enerji gibi ileri sektörlerde olduğunu belirterek, “Nükleer santral projelerinin inşaatı ve işletme süresi onlarca yıl devam ediyor. Bu kadar uzun vadeli olan nükleer enerji yatırımları, ucuz enerjinin yanı sıra birçok yan sanayinin gelişmesine de aracılık ediyor. Türkiye eğer nükleer enerji sektörüne yatırım yapar ve KOBİ’lerini bu alanda gelişmesini teşvik ederse sadece Türkiye’deki değil yurt dışındaki projelerden de pay alma şansını yakalayacak ve teknoloji ithal eden değil ihraç eden ülke konumuna yükselecektir” dedi.

 

Zirve Başkanı ve Hacettepe Üniversitesi Nükleer Enerji Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Şule Ergün, nükleer santral projelerinin yaklaşık 500 bin ayrı parçadan oluştuğu ve her bir projede 12-14 bin kişilik istihdam sağlandığına dikkat çekti.  Ergün şunları söyledi: “Nükleer santral projeleri ülke ekonomisi açısından doping etkisi sağlıyor. Türkiye, Ortadoğu ve Afrika’da 2060 yılına kadar yaklaşık 30 nükleer santral projesi devreye girecek ve her bir projenin maliyeti yaklaşık 20 milyar ABD doları olacak. Bu süreçte 600 milyar dolarlık pazarın oluşturulmasından bahsediyoruz.”

 

Akkuyu Nükleer AŞ, Uluslararası Nükleer Santraller Zirvesi’nin en önemli iş ortakları arasında yerini aldı. Şirketin temsilcileri ticari eşleştirme programına katıldılar.

 

Akkuyu Nükleer AŞ Lisanslama ve Kamu İlişkileri Direktörü Kürşad Tosun, Akkuyu NGS’nin lisanslama çalışmaları hakkında bilgi verdi. Saha Prametreleri Raporu’nun Şubat 2017’de onaylandığını anımsatan Tosun, 3 Mart 2017 tarihi itibariyle Türkite Atom Enerjisi Kurumu’na (TAEK) inşaat lisansı başvurusu yapıldığını açıkladı. 2017 yılı içerisinde türbin adası ile yardımcı bina ve yapılar gibi nükleer enerji üretimi ile doğrudan ilgisi olmayan tesislerine yönelik inşaat çalışmalarına başlanabilmesi için gerekli olan sınırlı çalışma izninin tamamlanacağını öngördüklerini ifade den Tosun, şunları söyledi: “Akkuyu Nükleer olarak bizleri çok yoğun bir çalışma takvimi bekliyor. Bu yılın Şubat ayında üretim lisansı başvurumuzu yaptığımız EPDK’nın değerlendirme süreci devam etmektedir.”

 

Akkuyu Nükleer AŞ Endüstriyel Güvenlik ve Kalite Kontrol Direktörü İgor Kogay da, projenin teknik konularına ilişkin bir sunum gerçekleştirdi. Akkuyu Nükleer’in hisse yapısı hakkında bilgi veren Kogay, “yap-işlet-sahip ol” (BOO) modeli hakkında bilgi verdi. İgor Kogay, Akkuyu NGS projesinin uluslararası anlaşma ile yapılan dünyadaki ilk ve tek BOO modelli nükleer santrali olacağının altını çizdi.

 

Akkuyu Nükleer AŞ Ticaret ve Yerel Satın Alma Koordinatörü Esra Songur ise, yerli tedarikçiler için önemli bir konu olan şirketin yerel satın alma stratejisine dair bir sunum gerçekleştirdi. Songur, “Yerel satın alma süreçlerinde Akkuyu Nükleer olarak biz özellikle kalite ve sertifikasyon, deneyim, tasarım kapasitesi, personel kapasitesi, üretim ve test kapasitesi gibi yönlerden firmaları değerlendirmeye tabi tutacağız” şeklinde konuştu.

 

Zirve kapsamında düzenlenen “Rus nükleer uzmanlığı ve Akkuyu NGS Projesi” başlıklı panele katılımcıların ilgisi yoğundu. Rosatom Eğitim Enstitüsü (CICE&T) Uluslararası İşbirliği Bölümü Direktörü ve Rektör Yardımcısı Vladimir Artisiuk, Uluslararası Atom Enerjisi Kurumu’nun önümüzdeki dönemde nükleer enerjiyle yeni tanışacak ülkelere odaklanacağını belirterek, “Biz de uzun zamandır nükleer alanda eğitim hizmetleri konusunda çok sayıda ülkeyle işbirliği yapıyoruz” dedi. Rosatom Halk Konseyi Üyesi ve Rusya Nükleer Topluluğu Kamusal Başkanı Alena Yakovleva da, nükleer endüstrinin toplum tarafından kabul edilmesine yönelik Rusya’da yapılan çalışmalar hakkında bilgi verdi. Rosatom Halk Konseyi’nin 2006 yılında halkı nükleer sektör konusunda bilinçlendirmek amacıyla kurulduğunu belirten Yakovleva, “Bağımsız bir kurum olarak biz halkın endişe duyduğu tüm konuları tespit ediyoruz. Bu endişelerin tamamı giderilmedikçe santrallere lisans verilmiyor. NGS çevrelerinde yaşayan insanların her türlü görüş ve önerisi bizim için önemli” dedi. Akkuyu Nükleer Mersin Bilgilendirme Merkezi hakkında da bilgi veren Yakovleva şunları söyledi: “Rusya’daki deneyimlerimizi bu merkezimiz aracılığıyla Türkiye’ye aktarıyoruz. Mersin’deki bilgilendirme merkezimizi 5 yılda 70 binden fazla insan ziyaret etti. Bu önemli bir sayıdır. Yapılan anket sonuçlarına göre ziyaretçilerimizin yüzde 80’i aşkın bir kısmı nükleer enerjiye karşı tutumunu değiştirdi, Bilgilendirme Merkezini ziyaret edenlerin yüzde 60’ından fazlasının ise modern nükleer santrallerde kullanılan güvenlik sistemlerinin yüksek  güvenilirlik seviyesinden hiç şüphesi kalmamıştır. Bilgilendirme Merkezi, konuyla ilgilenen herkesin sorularına cevap verilmesini sağlayan eşsiz bir araçtır.”

 

Türkiye’nin ilk nükleer santralinde çalışacak uzmanların eğitim sürecinden söz eden Ulusal Nükleer Araştırmalar Üniversitesi (NRNU MEPHi) Atom Enerjisi Merkezi Direktör Yardımcısı Vladimir Kondakov da, dünyanın önde gelen eğitim kurumlarından olan MEPHi’nin 1942 yılında kurulduğunu belirterek, 38 bin lisans ve 700 doktora öğrencisinin nükleer alanda araştırmalar yürüttüğünü söyledi. Türkiye, Belarus, Ürdün gibi çeşitli ülkelerden yaklaşık 700 yabancı öğrenciye nükleer eğitim sunduklarını anlatan Kondakov, üst sınıflarda öğrenim gören ve Rusça’ya çok iyi derecede hakim olan Türk öğrencilerin öğretim üyeleri ile serbest bir şekilde iletişim kurduklarını kaydetti. 

 

  

 

Bilgi için:

Türkiye'nin ilk nükleer santrali olma özelliği taşıyan Akkuyu Nükleer Güç Santrali (NGS) için çalışmalar, 12 Mayıs 2010 tarihinde Türkiye ve Rusya arasında imzalanan milletlerarası anlaşmayla başlamıştır. Akkuyu NGS Projesinde, her biri 1200 MWe kurulu güce sahip 4 ünitenin kurulması öngörülmektedir. 3+ nesil seri üretim projesi olan Akkuyu NGS için referans olarak Rusya Federasyonu’nda Novovoronej-2 NGS’de (Voronej Oblastı) uygulanmakta olan VVER-1200 projesi seçilmiştir. Faaliyete geçtikten sonra Akkuyu NGS’de her yıl yaklaşık 35 milyar kilovatsaat (kWh) elektrik enerjisinin üretilmesi planlanmaktadır.

 

AKKUYU NÜKLEER AŞ Basın Servisi