Nükleer Sektör Haberleri




15.03.2013

12 AB ülkesi, nükleer enerjinin geliştirilmesi konusundaki kararlılıklarını bir bildiriyle duyurdular


12 AB ülkesi nükleer enerji sektörünü geliştirerek, sera gazı salınımının azalacağı yönündeki stratejiye sıkı bir şekilde bağlı olduklarını teyit ettiler. 12 Mart 2013 tarihinde Bulgaristan, İngiltere, Macaristan, Hollanda, İspanya, Litvanya, Polonya, Romanya, Slovakya, Finlanda, Fransa ve Çek Cumhuriyeti Bakanları arasında Londra’da yapılan toplantı sonucunda imzalanan ortak bildiride söz konusu strateji yer aldı. Temsilciler, nükleer enerjinin Avrupa Birliği’nin ileriye dönük düşük salınımlı enerji piyasasındaki rolü bağlamında işbirliğine hazır olduklarını dile getirdiler.

 

Rusya Federasyonu Bütçe ve Mali Piyasalar Kurulu Üyesi Bato-Jargal Jambalnimbuyev:

 

12 AB üyesinin imzalamış olduğu bildiride, sağduyunun popülizme galip geldiği belirtilmektedir. Fukuşima kazasından sonra Avrupa’nın antinükleerci aktivistleri Almanya’nın nükleer enerjiyi geliştirmekten vazgeçmesini, bu konuda alınan tek doğru karar olarak yansıtarak tüm Avrupa’nın bu kararı takip edeceğini düşündüler.  Ancak, Fransa ve İngiltere gibi öncü Avrupa ülkeleri bu konuda kendi vizyonunu değiştirmeyip, barışçıl nükleeri destekleme planlarına sadık kalmaya devam ettiler. Bu bağlamda asıl mesele, duygusallıktan ziyade tamamen pragmatik bir duruşun ön plana çıkmasıdır.     

  

İnşaat aşamasında ciddi maliyetlere yol açan nükleer enerji, üretim sırasında daha düşük üretim maliyetine yol açarak, yakıt fiyatlarından (NGS’nin ürettiği enerji fiyatındaki yakıt bileşeni düşüktür) etkilenmemektedir. Nükleer enerjiyi avantajlı kılan önemli argümanlardan biri nükleer enerjinin çevre dostu olmasıdır. Nükleer güç santrallerinde üretilen enerji, CO2 (karbondioksit) salınımını artırmamaktadır.

 

Nükleer enerji nispeten daha düşük fiyat ve çevre dostu olmanın yanı sıra, enerji arz güvenliğini garanti altına almakta ve daha rekabetçi bir sanayi ortamını oluşturmaktadır.  

 

Almanya’nın nükleer enerjiden kademeli olarak vazgeçme kararının ardından Çek Cumhuriyeti’nin nükleer enerjiyi  genel enerji dengesinde %80’lik bir dilime yükseltme çabası tesadüf sayılamaz. Çek Cumhuriyeti şu anda Temelin Nükleer Santrali inşaatının ikinci aşaması için bir ihale yapmakta ve bu ihalede Rosatom da yer almaktadır.

 

Macaristan da Paksh Nükleer Santrali için yeni üniteler inşa ederek, nükleer enerji üretimini 2030 yılına kadar %40’dan  %60’a yükseltme planlarını açıkladı.

 

Dolayısıyla, tüm Avrupa ülkelerinin ortak bir karar alarak nükleer enerjinin geliştirilmesinden vazgeçmesine yönelik bir iddia kesinlikle asılsızdır.